
Güneş Enerjisini Kim Buldu?
Dünyanın varoluşundan bu yana dünyayı ısıtmak ve aydınlatmak ile mükellef olan Güneş, insanlık tarihinin gelişmesi ve sürdürülmesi açısından büyük bir görev üstlenmiştir. Çok sonraları ise insanlar güneşin farklı bir nimet olarak yararlanılabilecek olduğunu fark ettiğinde güneş enerjisini icat etmeyi düşünmüştür.

Güneş Enerjisini Kim İcat Etti?
Güneş enerjisinin icadı hakkında adı anılan ilk isim Alexandre Edmond Becquerel olmak ile birlikte 1839 yılında güneş ışığı ile elektrik üretimi için fotovoltaik etkiyi bulmuştur. Bu teorisinde bir elektrotun iletken bir çözelti içine daldırıldığında üzerindeki parlayan ışığı kullanarak bir elektrik akımı elde edilebileceğini belirtmiştir.
Becquerel’in keşfi ardından gerçekleştirilen araştırmalar ve yapılan birçok çalışma sonucunda fotovoltaik güç verimsiz kalsa da 1941 yılında Russell Ohl çok daha önceden icat edilen transferden yararlanarak güneş pilinin icadını yapmıştır. 1950’li yıllarda ise Ohl, Bell Laboratuvarı’nda yürüttüğü çalışmalar ile birlikte güneş paneli icadını gerçekleştirmiştir.
Güneş Enerjisinin Geçmişi
Güneş enerjisi ve güneş panelleri ile ilgili çalışmalar 19. ve 20. yüzyıla dayansa da aslında güneş enerjisinin geçmişine bakıldığında çok daha eski çağlarda bu enerjiden yararlanıldığı görülebilmektedir. Örneğin; bundan 6000 yıl öncesine taş devrinde insanlar evlerini güneş sayesinde ısıtabilmek için kapılarını güneye çevirmeyi tercih etmişlerdir.
M.Ö. 384-322 yılları arasında da Yunanistan’da Aristo’nun yazıları güneş enerjisi deneyimlerini içerirken, bu yazılar Roma döneminde mimar Vitruvius tarafından geliştirilerek “Pasif Solar Tasarım” isimli mimari yaklaşımlar ortaya koyulmuştur. Yine tarih içinde de bu yönde her asır farklı fikirler ile uygulamalar gerçekleştirilmiştir.

Fotovoltaik Güneş Hücrelerinin İcadı
Tam anlamı ile fotovoltaik hücre olarak ifade edilebilecek güneş hücreleri 1883 yılında Amerikalı mucit Charles Fritts tarafından keşfedilmiştir. Bir tarafında yarı geçirgen altın bir plaka diğer tarafında ise demir bir levha bulunan bir tabakanın ara bölmesine yerleştirdiği selenyum sayesinde çalışan bir fotovoltaik hücre ortaya koymuştur.
İlk hücreler %1 gibi düşük bir enerji üretimi sağlasa da bu çalışmalar zaman içerisinde geliştirilmiş ve 1950’li yıllara kadar yaşanan I. ve II. Dünya Savaşı’nın etkileri ile kısmen sekteye uğrayarak devam etse de 1954 yılında güneş ışınlarından elektrik üretimi için önemli adımlar atılmıştır.
Güneş Işığından Elektriğin Üretimi Nasıl İcat Edildi?
Güneş ışığından elektriğin üretimi 1954 yılında dünyaca ünlü Bell Laboratuvarında çalışma yapan Daryl Chapin, Calvin Fuller ve Gerald Pearson ekibi tarafından keşfedilmiştir. Bu keşfi fiziki bir icada dönüştüren bilim ekibi güneş ışınlarını kullanarak direk anlamda elektrik akımı dönüşümü ve elektrikli sistemleri çalıştıracak güneş hücreleri üretmişlerdir.
Üretilen hücrelerin %6 gibi bir verim ortaya koyduğu iddia edilmek ile birlikte Hoffman Electronics şirketinin 1950’lerin sonunda yaptığı çalışmalar ile bu verimin %14 oranına dahi ulaştırdığı ifade edilir. 1960’lı yıllarda selenyum ve silikon ön planda tutularak bu temelde ABD ve Japonya’da birçok güneş paneli üreten firma çalışma yapmıştır.
1973 Petrol Krizi Sonrası Güneş Enerjisi
1973 yılında dünya genelinde yaşanan petrol krizi özellikle ABD’de büyük bir etki oluştururken, güneş enerjisi daha popüler bir yatırım olmaya başlamıştır. Yarın iletken malzemelerin keşfedilmesi sayesinde sanayi üretiminde Watt başına güneş hücresi üretimi 100 USD’den 20 USD bazına düşüş gösterirken, şebeke elektriği bulunmayan noktalarda özellikle aydınlatma için çok sık güneş enerjisi kullanmaya başlanmıştır.
Petrol krizi özellikle küresel ısınmada güneş enerjisinin faydasını daha fazla gösterirken, endüstriyel çerçevede de 1984 yılında ABD’de kurulan bir sistem ile 354 MV güç elde edilmiştir. 2000’li yıllar itibarı ile de dünya genelinde bu tip yatırımlar büyük artış göstermiştir.

Güneş Enerjisinin Tarihi Kronolojisi
Son 70 yılda büyük bir teknoloji haline gelen güneş enerjisi 1950’li yıllardan itibaren paneller vasıtasıyla elektrik üretiminde aşağıdaki sıralamada bir tarihi kronoloji oluşturmuştur.
- 1950’li yıllarda ilk defa uzay teknolojisi için güneş panelleri geliştirilmiştir.
- 1960’lı yıllarda uzay araçları ve uydular için güç kaynağı sağlayan paneller kullanılmıştır.
- 1970’li yıllarda dünya enerji krizi döneminde güneş enerjisi popüler bir şekilde özellikle aydınlatma gibi işlemler için kullanılmıştır.
- 1980’lerde ve 90’larda artan panel verimliliği ile üretim maliyetleri düşmüştür.
- 2000’li yıllar itibarıyla yenilikçi tasarımlar, ince ve esnek paneller ya da çok hücreli paneller ile elektrik enerjisi için güneş enerjisinin kullanımını popüler hale getirmiştir.
Güneş Enerjisinin Günümüzdeki Yeri
Günümüz dahilinde güneş enerjisi bugün tüm dünya ve Türkiye’de enerji üretimi için en popüler kaynaklar arasında yer alır. Sürdürülebilir, yenilenebilir, kesintisiz, ücretsiz ve sonsuz bir kaynak olan güneş ışınlarının kullanımı ile bugün modern paneller konut, ticarethane, sanayi, kurum veya şebeke için elektrik üretimine kaynak oluşturmaktadır.
Bugün gelişimi ve araştırmaları devam eden güneş enerji sistemleri konusunda her yenilik adımı açısından Drita Mühendislik önemli çalışmalara adım atmaktadır. Özel projeler ve verimli bir şekilde güneş enerjisi sistemlerinin kullanımı için ihtiyaç duyacağınız tüm santral projeleri, kurulumlar, bakım, onarım ve uygulamalar açısından firmamız hizmetlerine her zaman güvenebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular
Güneş enerjisi kaç yılında icat edilmiştir?
Güneş enerjisinin icadı konusunda ilk bilgiler M.Ö. dönemlere dayansa da fotovoltaik etki açısından ilk çalışmalar 1954 yılında Bell Laboratuvarı’nda yapılmış ve sonrasında ilk fotovoltaik hücreler 1883 yılında Charles Fritts tarafından selenyum bazlı üretilmiştir. 1954 yılı itibariyle de silikon hücrelerde yüksek verim elde edilmeye başlanmıştır.
Güneş enerji panellerini kim buldu?
Çalışan ilk güneş enerji paneli 1883 yılında Amerikalı Charles Fritts tarafından selenyum kullanılarak yapılmıştır.
Türkiye'de ilk güneş panelleri nerede kullanılmıştır?
Türkiye’de ilk defa akademik olarak 1960’lı yıllarda ODTÜ önemli çalışmalar yaparken, ilk pasif uygulamalar da yine 1975 yılında ODTÜ bünyesinde yapılmıştır.