
Elektrik Olmasaydı Ne Olurdu?
Elektrik çağımızda günlük yaşamın neredeyse akla gelebilecek tüm ihtiyaçlarını karşılamada temel kaynağı oluşturan enerji türüdür. Oysaki geçmiş zamanlarda ısınmak için ateşten veya suyu kullanılabilir hale getirmek için hareket enerjisinden yararlanabiliyordu. Ama günümüzde bir ev hayatında yemek yapmaktan şehir içerisinde ulaşımı sağlamaya, sağlık hizmetlerine ulaşmaktan eğlenmeye veya finansal işlerimizi yapmaya kadar her noktada elektriğe ihtiyaç duyuyoruz.
Elektrik günümüz konjonktüründen bakıldığında hayatın temel faktörlerinden birini oluşturuyor. Bu açıdan bakıldığında eğer günümüzde elektrik olmasaydı nasıl bir hayatımız olacağını kurgulamak gerçekten imkansız bir hale gelebilir. Hatta yakın geçmişte elektrik çok yoğun kullanılan ve hatta birçok kentte hiç var olmayan bir faktör olsa da bugün elektriksiz yaşamanın zorluğu dünyanın neredeyse tamamında hayal edilemeyecek kadar büyük gelebilir.

Elektrik Neden Önemlidir?
Elektrik, günümüzün şartlarında ev aletlerinden teknolojiye, bilimden sağlığa ve bankacılıktan iletişime kadar her konuda sistemlerin çalışmasını ve işlevlerini yerine getirmesini sağlayan ana enerji kaynağı olduğu için çok büyük bir öneme sahiptir.
Elektrik bir çeşit enerji türüdür ve bu enerji iyonların hareketi ile sağlanırken, değişen kaynaklardan elde edilebilir. Küçük bir el aletinde pillerin iyon hareketi ile bu enerji elde edilebildiği gibi bir fabrikada makinelerin çalışması ya da bir binada asansörün çalışması için santral üzerinden gelen elektrik kullanılabilir. Herhangi bir noktadaki elektrikli sistemin düzenli çalışması da hayatı pratik bir hale getirdiği gibi insanların güvenliğini sağlayabilmekte, ürün ve hizmet sürekliliğini oluşturabilmekte ve dünyanın birbiri ile bağlantılı kalmasını sağlamaktadır.
Bugün elektrik günlük hayatta dünyanın her ülkesinde akla gelebilecek onlarca alanda kullanılmaktadır. Örnek olarak aşağıdaki listede sayılabilecek birçok başlık elektrik sayesinde ilerleyişini oluşturmaktadır.
- Günümüzün en büyük sistemlerinden biri olan yapay zeka
- Bankacılık sistemleri
- Sağlık sistemleri
- İletişim altyapıları ve internet
- Televizyonculuk
- Teknolojinin gelişimi
- Akademik eğitim ve ilk ile orta düzey eğitim
- Raylı sistemler ve şehir içi ulaşım sistemleri
- Evlerde günlük hayatı sağlayan ısıtma, soğutma, gıda saklama, gıda pişirme ve temizlik
- Kent ve özel alan aydınlatmaları
Elektrik liste içerisinde sayılan bu birçok alanda ve hatta akla gelmeyecek yüzlerce alanda fonksiyonların yerine gelmesini ve hayatın devam etmesini sağlamaktadır. Bundan çok değil yaklaşık 100 sene öncesinde Edison ve Tesla gibi bilim adamlarının yaptığı çalışmalar dünyada gelişimin ve değişimin çok hızlı bir şekilde gerçekleşmesini sağlamıştır. Özellikle üretim, ulaşım ve yaşamın kolaylaşması açısından elektrik büyük bir devrim olarak görülmüştür.

Elektriğin Olmadığı Bir Dünyada Yaşasaydık Nasıl Bir Hayatımız Olurdu?
Günümüz açısından düşünüldüğünde elektriğin olmadığı bir dünyada yaşasaydık, hayatımız çok tekdüze, basite indirgenmiş ve birçok farklı nimetten uzak bir şekilde ama belki de daha sade ve huzurlu yaşanabilirdi.
Günümüzde elektriğin varlığını bilmemiz ve bu varlıktan çok yoğun bir şekilde yararlanarak nimetlerini her gün hayatımıza dahil etmemiz, onu vazgeçilmez bir yapıya kavuşturmaktadır. Oysaki henüz 150 yıl kadar öncesinde elektrik günlük hayatta evlerde veya işletmelerde kullanılan bir yapıya sahip değildi. İnsanlar kasaplıktan fırıncılığa ya da devlet memurluğundan güvenlik güçlerine kadar herhangi bir mesleği gerçekleştirirken veya evde yemek yapıp ısınırken, elektrik kullanmıyordu. Çünkü insanlar böyle bir şeyin varlığından habersiz olarak hayatlarını buna göre kurgulamış şekilde yaşıyordu.
Elektriğin icat edilmesi sonrasında günlük hayatta kullanımı çok hızlı bir şekilde yaygınlaşırken, özellikle Amerika ve sonrasında Avrupa’da ve hatta yaklaşık neredeyse 100 yıl öncesinde Türkiye’de de elektrik kullanılır hale gelmiştir. Bu kullanımın yaygınlaşması ile birlikte de insan hayatında büyük bir kolaylık oluşturduğu fark edilince elektrik ile çalışabilecek sistemler üretilmeye başlanmıştır. Bu neden ile günümüzde elektriğin var olmaması, hayatımızı aşırı derecede olumsuz etkileyebilir ve çok sıradan ve eksik bir hayat yaşayabileceğimizi düşünebiliriz.
Elektrik özellikle insanların günlük hayatta yemek yerken, müzik yaparken, bir bilgisayarda işini yürütürken ya da fabrikada üretim yaparken hiç fark etmeden yararlandığı çok büyük bir teknolojidir. Bu neden ile elektriğin olmadığı bir dünyada yaşasaydık belki de aydınlatma daha fazla olmadığı için hayat günlük anlamda daha kısa sürebilir, daha güvenli olabilir ve belki de insanlar kısıtlı bir çerçevede kendi çevreleri içerisinde yaşayarak daha huzurlu ve dünyadan izole olabilirdi.

Gelecekte Elektriğin Olmama İhtimali Var Mı?
Bilim adamlarının yaptığı çalışmalar, gerçekleştirilen incelemeler, ihtimaller, varsayımlar ve bazı deneyler çerçevesinde gelecek çağlarda elektrik sıkıntıları yaşanması ihtimali üzerinde durulmaktadır.
Elektrik günümüzde yenilenemeyen kaynaklar ve yenilenebilir kaynaklar gibi değişen kaynaklar sayesinde elde edilmektedir. Özellikle fosil yakıtlar yani benzin, kömür ya da doğalgaz yenilenemeyen kaynak olarak her geçen gün tükenmekte ve artan dünya nüfusunun elektrik ihtiyacını karşılamakta büyük bir sıkıntı oluşturmaktadır. Ancak yenilenebilir kaynaklar yani rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, hidroelektrik su enerjisi veya biyoenerji gibi yöntemler tükenmeyen yapıları ile hem doğaya zarar vermeden hem de sürdürülebilir bir enerji kullanımına destek sağlamaktadır.
Günümüzde bilim adamları ve otoriteler gelecek çağlarda elektriksiz bir yaşamın önlenebilmesi açısından özellikle yenilenebilir enerji kaynakları üzerinde durmaktadır. Çevreyi kirleten, yoğun atıklar ortaya çıkaran, doğaya zarar veren ve insan hayatına dahi etki ederek sürdürülebilir doğal dengeyi bozan enerji kaynakları giderek vazgeçilen bir hale gelmiştir. Ülkemizde de son yıllarda temiz enerji yatırımları sürdürülürken, bu sayede elektriğin gelecek vadede yani çok uzun yıllar sonrasında dahi sorunsuz bir şekilde kullanılabilir olması üzerinde durulmaktadır.
Gelecek çağlarda insanların eğitim, sağlık, finans, eğlence, gıda ve teknolojiye kolay bir şekilde ulaşabilmesi için elektriğin sürdürülebilir kaynaklar ile kullanılabilir bir enerji olmaktan çıkmadan üretilmesi gerekmektedir. İnsanlığın bulunduğu noktadan sanayi, iletişim, teknoloji ve eğitim ile daha üst noktaya ulaşabilmesi ve aydınlatma gibi en basit ihtiyaçların dahi kolaylıkla karşılanabilir olması için elektrik üretiminde hassasiyet gösterilerek daha bilinçli ve çevreci bir yaklaşım sergilenmelidir.